Kimin ihtiyacı için dava açılabilir?
Kanun ihtiyaç sahibi kişileri sınırlı olarak sayar: kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu (çocuk, torun), üstsoyu (anne, baba, büyükanne, büyükbaba) ve kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler. Kardeşler ancak kiraya verenin kanundan doğan bakım yükümlülüğü kapsamındaysa bu gruba girer; yeğen, kayın hısımları veya arkadaş gibi kişiler ise kanundan doğan bir bakım yükümlülüğü ispatlanmadıkça kapsam dışıdır. Kiraya veren bir şirketse, ana sözleşmesindeki faaliyete uygun ihtiyacını ileri sürebilir; personel lojmanı ihtiyacı ancak ana sözleşmede öngörülmüşse kabul edilir. Şirket, ortağının ya da yöneticisinin kişisel ihtiyacına dayanamaz; gerçek kişi kiraya veren de ortağı olduğu şirketin ihtiyacına dayanamaz.
İhtiyaç gerçek, samimi ve zorunlu olmalı
Mahkeme ihtiyacın varlığını somut olgulara göre değerlendirir. Kiraya verenin kirada oturması, ailenin büyümesi, sağlık sebepleriyle başka bir konuta geçme zorunluluğu, çocuğun evlenmesi veya işyerinin mevcut yerinden çıkarılması gibi durumlar ihtiyacı destekleyebilir. Buna karşılık kiraya verenin aynı yerde ihtiyacını karşılayabilecek başka boş bir taşınmazı varsa, ihtiyacın samimiyeti tartışmalı hale gelir. İhtiyacın dava tarihinde mevcut olması ve yargılama boyunca sürmesi gerekir. Çok yakın zamanda doğacağı kesine yakın ihtiyaç da kabul edilir (örneğin emeklilik başvurusu yapılmış, tayin çıkmış veya yurda dönüş hazırlığı başlamışsa); uzak ve belirsiz bir ihtimal ise yetmez. Ergin çocuğun ayrı bir konutta yaşaması için evlenmesi şart değildir.
Dava açma süresi: bir aylık hak düşürücü süre
Belirli süreli sözleşmelerde
Dava, sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Örneğin süresi 1 Mart'ta biten bir sözleşme için dava en geç 1 Nisan'a kadar açılmalıdır. Son gün resmi tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü biter; adli tatil bu süreyi uzatmaz. Arabulucuya da kira dönemi bittikten sonra, bu bir aylık süre içinde başvurulmalıdır; dönem bitmeden yapılan başvuru dava şartını karşılamayabilir. Süre kaçırılırsa sözleşme bir yıl uzar ve ihtiyaç davası ancak bir sonraki dönemin sonunda açılabilir.
Belirsiz süreli sözleşmelerde
Kiraya veren, genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirim süresine uymak zorundadır. Taşınmaz kiralarında yerel adet yoksa fesih bildirimi, altı aylık kira döneminin sonu için üç ay önceden yapılır (TBK m.329). Dava, bu şekilde belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde açılır.
Dava açma süresinin uzaması (TBK m.353)
Kiraya veren, dava açma süresi içinde kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirmişse bu süre bir kira yılı uzar. Bildirim sözleşme bitmeden de yapılabilir, ama en geç bir aylık süre içinde kiracıya tebliğ edilmiş olmalıdır. Uygulamada bu bildirim noter ihtarnamesiyle yapılır; arabuluculuk başvurusu bu bildirimin yerine geçmeyebilir, bu nedenle ayrıca noter ihtarı gönderilmelidir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m.18/A). Yine de başvuru, kira dönemi bittikten sonra bir aylık sürenin ilk günlerinde yapılmalıdır.
Dava öncesi arabuluculuk
İhtiyaç nedeniyle tahliye talebi yalnızca dava yoluyla ileri sürülebildiğinden arabuluculuk dava şartıdır. Arabuluculuk görüşmesinde tahliye tarihi, taşınma süresi veya bir tahliye bedeli üzerinde anlaşılabilir. Anlaşma belgesine sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur (6325 sayılı Kanun m.18/B-3). Şerhi içeren belge ilam niteliğinde olduğundan, kiracı kararlaştırılan tarihte çıkmazsa ayrıca dava açmaya gerek kalmadan icra yoluna başvurulabilir.
Yargılama, ispat ve deliller
İhtiyacın varlığı her türlü delille, özellikle tanıkla ispat edilebilir. Kiraya verenin oturduğu yere ait kira sözleşmesi, nüfus kayıtları, sağlık raporları, işyeri değişikliğine ilişkin belgeler ve keşif sıklıkla başvurulan delillerdir. Kiracı ise ihtiyacın gerçek olmadığını, kiraya verenin başka uygun taşınmazı bulunduğunu veya davanın süresinde açılmadığını ileri sürebilir. Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.4/1-a); İstanbul'da mahkeme, yetkili yerin bağlı olduğu adliyeye göre belirlenir.
Tahliyeden sonra: üç yıllık yeniden kiralama yasağı
İhtiyaç sebebiyle tahliye sağlayan kiraya veren, haklı bir sebep olmadıkça kiralananı üç yıl geçmeden eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Aykırılık halinde eski kiracıya, son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödenir (TBK m.355). Yerleşik uygulamaya göre bu tazminat, kiracı mahkeme kararı ve icra yoluyla çıkarıldığında doğar; ihtarname üzerine kendiliğinden çıkan kiracı tazminat isteyemez. Arabuluculukta tahliye üzerinde anlaşılıyorsa, yeniden kiralamaya karşı ayrıca cezai şart kararlaştırılmalıdır. Bu nedenle ihtiyacın samimi olması, hem dava hem de tahliye sonrası dönem için önem taşır.
Dava ne kadar sürer?
İlk derece yargılamasının süresi; tebligat, tanık dinlenmesi ve keşif ihtiyacına göre değişir. İstinaf aşamasıyla birlikte süreç birkaç yılı bulabilir. 31 Temmuz 2026'dan beri duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez (HMK m.147/3); bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçe göstererek daha uzun süre verebilir. Bu nedenle dava açmadan önce, sözleşmedeki belirli oranlı artış şartı uygulanmamışsa kira farkı için tahliye talepli takip, yazılı tahliye taahhüdü veya iki haklı ihtar gibi daha hızlı yolların mümkün olup olmadığı incelenmelidir.
Sık sorulan sorular
Kiracıya ihtarname göndermeden ihtiyaç davası açılabilir mi?
Belirli süreli sözleşmede açılabilir; ihtarname dava şartı değildir. Belirsiz süreli sözleşmede ise TBK m.329'a uygun yazılı fesih bildirimi gerekir. Sözleşmede kiraya veren için önceden bildirim şartı varsa ona uyulmalıdır; uyulmazsa sözleşme bir yıl uzar. Dava süresi içinde kiracıya tebliğ edilen yazılı bildirim, dava açma süresini bir kira yılı uzatır (TBK m.353) ve kiracıya taşınmak için zaman tanıyarak arabuluculukta anlaşma ihtimalini artırır.
Kiraya veren kendi evinde oturuyorsa ihtiyaç kabul edilir mi?
Kendi mülkü olan ve ihtiyacına uygun bir konutta oturuyorsa ihtiyaç kural olarak kabul görmez. Ancak mevcut konutun sağlık, genişlik veya işyerine uzaklık gibi sebeplerle ihtiyaca uygun olmadığı ispatlanırsa talep kabul edilebilir. Kiraya verenin kirada oturması ise ihtiyacı destekleyen önemli bir olgudur.
Evi yeni satın aldım; bu davayı açabilir miyim?
Taşınmazı sonradan edinen malik için TBK m.351'deki özel düzenleme uygulanır: Edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim kiracıya tebliğ edilir ve altı ay sonra dava açılır. Bu yol, sözleşme süresinin bitmesini beklemeden tahliye imkanı verir. Ayrıntılar yeni malikin ihtiyacı nedeniyle tahliye sayfasında.
İşyeri ihtiyacı için de dava açılabilir mi?
Evet. TBK m.350/1 konut ve işyeri ihtiyacını birlikte düzenler; kiraya veren kendisi veya kanunda sayılan yakınları için işyeri ihtiyacını da ileri sürebilir. İşini kirada yürüten kiraya veren, tahliye tehdidi altında olduğunu ya da kiralananın mevcut işyerine göre en az eşdeğer olduğunu ispatlamalıdır; ruhsata tabi işlerde kiralananda ruhsat alınabilmelidir.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
İhtiyaç nedeniyle tahliye dosyalarında kiraya veren ve kiracı vekilliği yapıyoruz: sürelerin hesaplanması, ihtarname, arabuluculuk, dava, istinaf ve tahliyenin icrası. Ön değerlendirme için kira sözleşmesi, varsa ihtarnameler ve ihtiyacı gösteren belgeler yeterlidir.